Transistör nedir?
Eklem Transistör yarı iletken malzemeden yapılmış
elektronik devre elemanıdır. Her nekadar diyodun yapısına
benzesede çalışması ve fonksiyonları diyottan çok farklıdır.
Transistör iki eklemli üç bölgeli bir devre elemanı olup iki
ana çeşittir.
Transistör aşağıda belirtildiği gibi değişik şekillerde
tanımlanır:
-
Transistörün kolay anlaşılması bakımından
tanımı; Transistörün bir sandviçe benzetilmesidir, yarı
iletken sandviçi.
-
İkinci bir tanımıda şöyle yapılmaktadır;
Transistör, iki elektrodu arasındaki direnci, üçüncü elektroda
uygulanan gerilim ile değişen bir devre elemanıdır.
-
Transistörün en çok kullanılan tanımı
ise şöyledir; Transistör yan yana birleştirilmiş iki PN
diyodundan oluşan bir devre elemanıdır. Birleşme sırasına
göre NPN veya PNP tipi transistör oluşur.
Transistörün başlıca çeşitleri şunlardır:
Transistörün kullanım alanları:
Transistör yapısal bakımdan, yükselteç olarak
çalışma özelliğine sahip bir devre elemanıdır. Elektroniğin
her alanında kullanılmaktadır.
| 
Şekil 4.1 - Transistörler
|
-
NPN ve PNP transistörlerin yapısal gösterilimi,
-
Transistör sembolleri
Elektron Lambaları ilk defa 1906'da Dr. Lee de Forest tarafından
uygulama sahasına konulmuştur. 1925'te Lilien Field ve 1938'de
Hilsch ve Pohl tarafından, lambaların yerine geçecek bir
katı amplifikatör elemanı bulma konusunda başarısızlıkla
sonuçlanan bazı denemeler yapılmıştır. Çalışmaların amacı,
lambalarda olduğu gibi katılarda da elektrostatik alan etkisi
ile elektron akışını sağlamaktı. Daha sonraları bu çalışmalar
bugünkü transistörlerin temelini teşkiletmiştir.
1931-1940 yılları katı maddeler elektroniği hakkında daha
ziyade teorik çalışmalar devri olmuştur. Bu sahada isimleri
en çok duyulanlar, L. Brillouin, A. H. Wilson, J. C. Slater,
F. Seitz ve W. Schottky'dir.
Yıl 1948, Walter H. Brattain ve John Bardeen kristal redresör
yapmak için Bell laboratuarlarında çalışıyorlar. Esas olarak
yapılan; çeşitli kristallere temas eden bir ‘catwhisker’
in tek yönde iletken, diğer yönde büyük bir direnç göstermesi
ile ilgili bir çalışmadır. Deneyler sırasında Germanyum
kristalinin ters akıma daha çok direnç gösterdiği ve daha
iyi bir doğrultma işlemi yaptığı gözlemlendi ve böylece
germanyum redresörler ortaya çıktı.
Brattain ve Bardeen Germanyum redresör ile yaptıkları deneylerde,
Germanyum kristali üzerindeki serbest elektron yoğunluğunun,
redresörün her iki yöndeki karakteristiğine olan tesirini
incelediler ve bu sırada, catwhisker'e yakın bir başka kontak
daha yaparak deneylerini sürdürdüler. Bu sırada ikinci whisker
de akım şiddetlenmesinin farkına vardılar ve elektronik
tarihinin bir dönüm noktasına tekabül eden transistör böylece
keşfedilmiş oldu.
Adını 'Transfer – Resistor' yani taşıyıcı direnç kelimesinden
alan transistör'ün geliştirilmesine daha sonra William Shockley
de katıldı ve bu üçlü 1956 yılı nobel fizik ödününe layık
görüldüler.
İlk yapılan transistörler 'Nokta Kontaklı' transistörlerdi.
Nokta kontaklı transistörler iki whisker'li bir kristal
diyottan ibarettir. Kristale 'Base', whiskerlerden birine
'Emitter' diğerine de 'Collector'‘ adı verilir. Bu transistörlerde
N tipi Germanyum kristali base olarak kullanılmıştır.
Whiskerler fosforlu bronzdan yapılır, daha doğrusu yapılırdı,
bu transistörler artık müzelerde veya eski amatörlerin nostaljik
malzeme kutularında bulunurlar.
Her iki whisker birbirine çok yakındır ve uçları kıvrık
bir yay gibidir, bu kıvrık yay gibi olması nedeni ile kristale
birkaç gramlık bir basınç uygular ve bu sayede sabit dururlar.Yani
yalnız temas vardır.
Bu transistörlerin Ge kristalleri 0.5 mm kalınlığında ve
1 - 1.5 mm eninde parçalardır. Whisker arası mesafe ise
milimetrenin yüzde 3'ü yüzde 5'i kadardır.
Bu ilk transistörler PNP tipinde idi, yani kristal N tipi
Whiskerler P tipi idi.
Daha sonraları 'Yüzey Temaslı' transistörler
yapıldı. Bu transistörler PNP veya NPN olacak şekilde üç kristal
parçası birbirine yapıştırılarak imal edildiler. Yüzey temaslı
transistörlerin yapılması ile silisyum transistörler piyasaya
çıktı, daha sonraları transistörler kocaman bir aile oluşturdular
ve sayıları oldukça arttı.
Transistör'ün daha önceleri kullanılan radyo lambalarına
göre üstünlükleri nelerdir?