Şekil 3.8 'de görüldüğü gibi, gerilim
kaynağının negatif (-) ucu, diyodun anoduna (P tarafına),
gerilim kaynağının pozitif (+) ucu ise, diyodun katot
(N) ucuna gelecek şekilde bağlantı yapılırsa, diyot
çok büyük bir direnç gösterecek ve akım akışına engel
olacaktır. Ancak çok küçük bir kaçak akım akar.
Bu halde diyot ters polarmalıdır veya ters bağlantılıdır
denir.
Büyük direnç yönüne de diyodun ters yönü adı verilmektedir.
Ters Polarmada Diyot İçerisindeki Gelişmeler:
P bölgesindeki pozitif elektrik yükleri
(oyuklar) kaynağın negatif kutbu tarafından, N bölgesindeki
serbest elektronlar ise pozitif kutbu tarafından çekilecek
ve jonksiyondan herhangi bir akım geçmeyecektir. Bu
durumda, ortadaki boşluk bölgesi de büyümektedir. (Şekil
3.8)
Kaçak akım (leakage current):
P ve N tipi yarı iletken kristalinin
incelenmesi sırasında, P tipi kristalde, azınlık taşıyıcısı
olarak bir miktar serbest elektronun bulunduğu, keza
N tipi kristalde de bir miktar, aktif halde pozitif
elektrik yükü (oyuk) bulunduğunu belirtmiştik. İşte
ters polarma sırasında, bu azınlık taşıyıcıları etkinlik
göstererek, diyot içerisinden ve dolayısıyla da devreden
ters yönde çok küçük bir akım geçmesine neden olur.
Bu akıma "Kaçak Akım" denir.
Kaçak akım şekil 3.9 'da görüldüğü gibi,
mikro amper mertebesinde (µA) ihmal edilebilecek kadar
küçük olup normal çalışma şartlarında diyodun çalışmasını
etkilememektedir. Ancak ısınmayla artma gösterir.
Şekil 3.9 'da Ge ve Si diyotlara ait
gerilim akım bağıntısı gösterilmiştir.
Buradaki gibi, bir eleman veya devrenin çeşitli değerleri
arasındaki bağıntıyı yansıtan eğrilere karakteristik
eğrisi, bazen de kısaca karakteristiği denmektedir.
Doğru polarmada, şekil 3.9 'da görüldüğü
gibi germanyum diyodun karakteristik eğrisi 0,2V civarında,
silikon diyodun karakteristik eğrisi ise 0,6V civarında
yukarıya doğru kıvrılmaktadır. Yani, ancak bu gerilim
değerlerinden sonra diyot iletime geçmektedir.
İletime geçiş gerilimine başlangıç veya eşik gerilimi
denir.
Diyodun hemen iletime geçmemesinin nedeni birleşme yüzeyinin
iki yanındaki boş (nötr) bölgesidir. Elektronlar, ancak
yukarıda belirtilen gerilimlerden sonra bu bölgeyi geçebilmektedir.
Şekilde görüldüğü gibi, küçük değerli gerilim artışında,
doğru yön akımı hızla büyümektedir. Bu akım fabrikasında
verilen akım limitini aşarsa diyot yanar.
Ters polarmada, daha öncede belirtildiği
gibi, belirli bir gerilime kadar ancak mikro amper mertebesinde
ve önemsenmeyecek kadar küçük bir kaçak akımı akmakta,
bu gerilimi aşınca ise ters akım birden büyümektedir.
Ters akımın birden büyümesi halinde,
diyodun delinmesi, bu andaki gerilime de delinme gerilimi
denir.
Delinme olayında, ters akımın birden büyümesinin
nedenleri:
-
Şekil 3.8 'de görüldüğü gibi,
uygulanan büyük değerli ters gerilimin pozitif kutbu,
N bölgesindeki serbest elektronları kuvvetle çekmekte,
negatif kutbu da P bölgesindeki azınlık taşıyıcı
durumundaki elektronları kuvvetle itmektedir.
-
Büyük bir hareketlilik kazanan
elektronlar, atomlara hızla çarparak, valans elektronlarında
serbest hale geçmesine neden olur.
-
Bu şekilde hem P, hem de N
bölgesinde hızla çoğalan elektronlar kaynağın pozitif
kutbunun çekme kuvvetine kapılarak, büyük oranda
kaynağa doğru akar.
-
Bu arada P - N bölgeleri arasındaki
boşluk bölgesi kalkmış ve P bölgesinde de çok sayıda
elektron oluşmuş bulunduğundan P - N ayrımı kalmaz.
Diyot iletken bir madde haline dönüşür.
-
Aşırı elektron hareketinden
dolayı diyot ısınarak yanar.
-
Ayrıca dış ortamın sıcak olması
da olayı hızlandırmaktadır.
Bu nedenle, diyotlar çok sıcak ortamlarda
kullanılmamalı veya soğutucu ile kullanılmalıdır. Germayum
diyodun maksimum çalışma sıcaklığı 90°C, Silikon diyodu
ise 175°C dir.
Ayrıca ters polarma halinde, uygulanan
gerilimin büyük değerlerinde diyodun yüzeyi boyunca
bir miktar da yüzeysel kaçak akımı akar.
Diyot yüzeyinin kirlenmesi ve rutubetlenmesi durumunda
yüzeysel kaçak akımı büyür. Her iki polarma halinde
de vardır. Fakat ters polarma halinde, istenmeyen akım
olarak, etkisini daha da çok göstermektedir.
Şekil 3.9 'da görüldüğü gibi, siliko diyodun delinme
gerilimi, germanyum diyoda göre daha büyüktür. Diyer
taraftan kaçak akım ise daha küçüktür.
Diyot, doğru polarmada küçük dirençli
bir devre elemanı, ters polarmada ise büyük dirençli
bir devre elemanı niteliği gösterir ve akımın tek yönde
akmasını sağlamaktadır.
Fabrikasınca verilen, doğru yön akımı ve ters yön gerilimi
geçilirse diyot yanar.
Bir diyot şu iki amaçla kontrol edilir:
-
Anot ve Katodun belirlenmesi
-
Diyot kontrolü, pratik olarak ölçü aleti
(avometre) ile yapılır. İbreli (analog) ölçü aleti kullanılması,
hızlı ölçüm ve takip kolaylığı bakımından daha uygundur.
Amaç hassas bir ölçüm olmayıp, büyük
veya küçük direnç şeklinde bir ölçüm yapmak suretiyle
diyodun durumunu saptamaktır.
Ayrıca, bir hususa dikkat etmek gerekir:
Diyot direncinin kontrolüyle, normal
bir direncin kontrolü arasında önemli farklar vardır.
Direnç ölçümünde, gerilim kaynağı olarak
ölçü aleti içerisindeki pilden yararlanılmaktadır. Ölçü
aleti içerisindeki pil genelde 1.5V 'luk tur. Bazı ölçü
aletlerinde 9V 'luk pil bulunur.
1.5V 'luk ohm ile yapılan en küçük normal
bir direncin bile, kısa zamanlı ölçümü için tehlikeli
değildir. Ancak diyot için tehlikeli olabilir.
Her diyodun, doğru yönde geçirebileceği
akım sınırlıdır. Bu nedenle, küçük akımlı diyotların
ve özelliklede yüksek frekans (YF) diyotlarının ölçümü
sırasında dikkatli olmak gerekir. Bu gibi hallerde diyotlarda
100-500 Ohm arasında seri bir direnç bağlamak gerekir.
Galvano teknikte ve DC motorlar için
kullanılan büyük güçlü doğrultucu diyotlarına benzer
diyotları iletime geçirmek için büyük gerilim gerektiğinden
1.5V 'luk Ohm metre böyle diyotları ölçmez. İki yönde
de büyük direnç gösterir. Böyle diyotlar için 9V 'luk
pili bulunan avometreler kullanılır ve R*100, R*1000
kademelerinde ölçüm yapılır.
Ölçü kademesi büyüdükçe, ölçü aletinin iç direnci
küçülür ve dış devreye uyguladığı gerilim ve verdiği
akım büyür.
Devam
>>>>>>>>
|
|